Sorulara Göz At

Yetiştirici Köşesi

Yüksek nemli mısır hakkında ne biliyoruz?

Prof. Dr. Nurettin Gülşen 11-12-2023 1458 Kez Görüntülendi.

Yüksek nemli mısır hakkında ne biliyoruz?

Son yıllarda yeni bir yem maddesi daha yetiştiricilerimizin gündemine gelmeye başladı. Yıllar önce Amerika’da ilk kez görmüş, “Bizim ülkemizde de üretilmesi uygun olabilir” diye düşünmüştüm (Resim 1). Hasat döneminden önce dane mısır koçanından ayrılarak ufalanıyor ve aynı mısır silajı yapılır gibi siloya basılıyor, ekşimesi yani olgunlaşması bekleniyor. Buna yabancılar “Yüksek nemli mısır” diyorlar. Bizde de galiba “nemli mısır” terimi daha çok kullanılıyor. 

Resim 1. Yurtdışında sosise basılmış nemli mısır

Nemli mısır ile kuru toz mısır aynı özellikte yem maddesi mi?

Bu sorunun cevabı elbette “hayır” olacaktır. Her ikisini de ayrı birer yem maddesi gibi değerlendirmek gerekir.  Kaynakları aynı, aynı koçandan üretiliyorlar ama nasıl farklı yem maddesi olabiliyorlar, aşağıda cevabı var:

•    Öncelikle ikisinin yapısal farkları var. Biri hamurumsu kolaylıkla işlenebiliyor, dane kuru mısır ise oldukça sert, hatta öğütülmesi bile çok zor bir yem maddesidir.  

•    Enerji içerikleri farklıdır. Nemli mısır, silo veya balya içinde olgunlaşma sırasında fermente olduğu için enerjisinin yaklaşık %10’nu kaybedebiliyor. Yani nemli mısırın dane mısıra göre enerjisi daha düşüktür. Rasyon yaparken ya da hayvanlara yedirirken nemli mısırın daha düşük enerjili olduğunu kabul ederek yedirmeliyiz. Silo veya balyada basıldıktan sonra enerjisinin bir bölümünü gaz halinde kaybediyor. 

•    Hayvanlar tükettikten sonra ikisi de sindirim sisteminde farklı yerlerde parçalanıyor ve sindiriliyorlar. Nemli mısırın hemen hemen tamamı işkembede hızlı bir şekilde parçalanırken çok ince öğütülse dahi dane kuru mısırın bir günde ancak yaklaşık %50’si işkembede parçalanabilir. Gerisi ise ince barsaklarda sindirilmektedir. İnce barsaklarda sindirildiği için de gaz kaybı olmuyor ve enerjisi daha fazla oluyor.   

•    Yurtdışında yapılan rasyonların içeriğinde işkembe içerisinde parçalanarak yararlı mikroorganizmaların beslenmesini ve çoğalmasını teşvik eden nişasta kaynağı düşüktür. Bunu teşvik etmek için şartlara göre mısırın nemli kullanımı tercih edilebilmektedir.

Resim 2. Türkiye’de kurutulmuş mısırdan yapılmış ve beton siloya basılmış nemli mısır 

Kurutulmuş tane mısırdan nemli mısır yapmak mantıklı ve karlı mıdır?

Bu soruya da “Hayır” cevabı vermek daha uygun olacaktır. Çünkü kuru tane mısırı toz haline getirmek önemli düzeyde enerji sarf ettirir ve mekanizasyon gerektirir. Yani pahalı bir işlemdir. Öğütücüler elektrikle çalıştırılarak mısırı öğütüyor. Yıllar önce yurt dışına çıkmış ve orada nemli mısırı görmüş hayvancılığı oldukça modern şartlarda yapan önemli ve bilinen bir yetiştiricimizin kuru mısırı öğütüp sulandırarak silolarına nemli mısır bastığını görmüştüm (Resim 2). İlk önce silonun içerisinde kurutulmuş tane mısırı öğütüyor, öğütüyor sonra sulandırarak sıkıştırıp silaj yapar gibi kapatıyordu. Yabancıların nemli mısırı çok yaptıkları, faydalı gördükleri için kendinin de yaptığını söylemişti. Tane kurutulmuş mısırdan nemli mısır yapmanın temelde iki dezavantajı var. Bunlardan ilki öğütme ve siloyu doldurma için yapılan enerji ve işçilik maliyetidir. Diğeri ise nemli mısırdan olgunlaşma ve yedirildikten sonra sindirim aşamasında enerjinin gaz şeklinde kaybolmasıdır.    

Nemli mısır hangi dönemde yapılmalıdır?

Nemli mısır yapılmasındaki esas amaç özellikle yağmurlu ve soğuk hava durumu ihtimali nedeniyle kurutma riski olan tane mısırın hayvanlara daha güvenli olarak yedirilmesidir. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de %15’ten fazla rutubet içeren tane mısırın alımı yapılmak istenmez, alınsa dahi çabuk değerlendirme yoluna gidilir. Çünkü ciddi boyutta küf ve toksin üretme ihtimali bulunmaktadır. Bunun sonucunda gerek tavuk gibi tek mideli hayvanlarda gerekse, süt ineği ve besi sığırı, koyun gibi işkembeli hayvanlarda zehirlenme ve sağlık problemleri ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle Tarım ve Orman Bakanlığı son dönemlerde mısır kurutma işlemini teşvik kapsamına almış, çok sayıda mısır kurutma tesisi kurulmuştur. 

Nemli mısır koçandaki tanenin rutubetinin %24-36 veya kuru maddesinin %64-76 olduğu dönemde yapılması tavsiye edilmektedir. Genellikle mısır tanesinin rutubeti %25-28’e düştüğünde nişasta düzeyi en yükseğe çıkmış oluyor. Bu dönem dikkatlice takip edilerek hasat yapılması ve tanenin ayrılarak silolanması gerekir1. 

Nemli mısırı beton siloya mı basmak yoksa büyük balya şeklinde silolamak daha iyidir?

Biz belli boyutta öğütülerek veya parçalanarak sıkıştırıldıktan sonra havasız bırakmak için üstü örtülen veya hava almayan film denilen naylonlarla sarılan yemlere silaj diyoruz. Hangi şekilde olursa olsun, sizin için hangisi daha kolay ve ekonomikse ya da daha az işçilikle yapıp yediriyorsanız onu seçiniz. Fuarlarda artık büyük balya nemli mısırlara rastlıyoruz. Balya yaparken sıkıştırmanın iyi olmasını ve en az 6 kat sarılmasını mutlaka temin ediniz. Bir diğer husus da kuşların mısra karşı oldukça ilgili olmalarıdır. Her türlü derinliği gören kuşların maalesef naylon veya örtüyü delerek beslenmeleri ciddi bir sıkıntı olabilir, önlemlerini mutlaka alınız.

Öğütülmüş nemli mısırı hazırlarken koçan ve kabukları da beraber öğüterek basabilir miyiz?

Bunlar da mümkün ve yapılan uygulamalardır. Henüz Türkiye şartlarında ben görmedim ama mutlaka yapan olduğunu düşünüyorum. Mısırın her aksamı ve bölümü değerlidir. Mısırı tanesi ve dışındaki kabuklarıyla birlikte öğütüldüğünde yabancıların “Earlage” dedikleri ürün elde ediliyor. Tane, koçan veya sömek ve bitkinin üst yapraklı kısımları beraber öğütülerek silolanan yem maddesine de “Snaplage” diyorlar (Resim 3). Snaplage hazırlama sırasında tane rutubeti aynı olmakla birlikte yeşil kısımların rutubetinin %49-67 arasında değiştiği söyleniyor. Her üçü de gerek besin maddesi gerekse yapısal görünüş olarak farklı ürünlerdir. Özellikle nişasta ve lif oranları farklıdır. Bunları hazırlamak için hasatta özel ekipmanlara ihtiyaç bulunmaktadır. Konunun uzmanı Ziraat Mühendisi arkadaşlardan daha ayrıntılı ve güzel bilgiler alabilirsiniz.    

Resim 3. Yurtdışında basılmış snaplage yedirilmek üzere hazır

Nemli mısır yedirirken neye dikkat edilmelidir?

Öncelikle nemli mısır silolandıktan sonra açıldığında numune alarak mutlaka analiz ettiriniz. Asitlik, kuru madde, protein ve yaptırabiliyorsanız yağ asitleri ile toksin analizlerini yaptınız. Bunları bilmek nemli mısırın kalitesini ve yedirme şartlarını da bilmek demektir. Yukarıda yazdığım gibi nemli mısırı tane mısır gibi değerlendiremeyiz. Özellikle işkembede hızlı ve fazla parçalanan, asit oluşturma ihtimali yüksek olan yem hammaddelerince zengin fabrika yemlerini yüksek miktarda yediriyorsanız nemli mısırı daha düşük miktarlarda yediriniz. Eğer rasyonunuzda kaba yem oranı yüksekse, protein kaynağı olarak da üre kullanıyorsanız veya karbonhidrat kaynağı olarak toz mısırdan yapılan fabrika yemlerini yediriyorsanız nemli mısırı daha yüksek miktarlarda kullanabilirsiniz. Düşük dediğim miktar günde hayvan başına 0.5-1 kg yüksek dediğim miktar ise rasyondaki diğer yem maddelerine, hayvanın verimi ve canlı ağırlığına göre değişmekle birlikte 5 kg civarında olabilir. 

Hayvancılıkta gündem ve günceli takip etmezseniz maalesef ayakta kalmak mümkün olmuyor. Yıllara bağlı olarak yeni yem maddeleri de hayvanların tüketimine sunuluyor.  Para kazanmak için her türlü yem maddesini düşünmemiz, üretmemiz ve yedirmemiz gerekiyor.

Kaynaklar:

1. Bucholtz, H. (2012). Key points in harvesting and storing high moisture corn. In Proceedings of the 21st Tri-State Dairy Nutrition Conference, Fort Wayne, Indiana, USA, 24-25 April 2012 (pp. 119-125). Ohio State University.