Sorulara Göz At

Yetiştirici Köşesi

İnekleri kuru döneme çıkarma gelecekteki süt verimini etkiliyor!

Prof. Dr. Nurettin Gülşen 29-11-2023 2465 Kez Görüntülendi.

İnekleri kuru döneme çıkarma gelecekteki süt verimini etkiliyor!

İneği tatile çıkarma da diyebileceğimiz kuruya çıkarma üzerinde çok önemle durulması gereken bir işlemdir. Gebeliğin son dönemlerinde sütün sağılmasının bırakılarak hayvanın dinlenmesinin sağlanması gelecek dönem süt verimi açısından hayati öneme sahiptir. Anadolu’nun birçok yerinde fazla önemsenmese de yapılan araştırmalar hayvanlarımızın verimi ve sağlığı açısından kuruya çıkarmanın bazı prensiplerinin olduğu ve mutlak uygulanması gerektiğini göstermektedir.

İneği neden kuruya çıkarırız?

İnekleri kuruya çıkarma özellikle meme sağlığı açısından önemlidir. Uzun bir sağım döneminin ardından kuru dönemle birlikte memenin kendi iç yapısını tekrar düzenlemesine müsaade edilmesi gelecek dönem süt veriminin garanti altına alınması demektir. Bir yıl boyunca her gün makine bağlanan ve vakum oluşturan, her gün kimyasal ile temizlik yapılarak yıpranan bir memenin elbette kendini yenilemesine müsaade edilmesi gerekir.

Her bir sağımda meme başında kanalda eriyen keratin dokunun yenilenmesi için 1.3 mg çinko kullanılması1 zannedersem süt verim dönemi boyunca memenin nasıl bir yıpranma geçirdiğini anlatmak için yeterlidir.  Yapılan araştırmalar 1 litre süt üretimi için memeden yaklaşık 300-400 litre kadar kan geçmesi gerektiğini gösteriyor. Yani meme dokusu ve hücreleri bu kadar yüksek miktardaki kandan besin maddelerini süzerek ve işleyerek bizlere süt üretiyor. Bunun bir yıl boyunca her dakika devam ettiği göz önüne alınırsa meme dokusunun yıpranma oranını da siz düşünün.

Süt verme döneminde yedirilen enerjice zengin ve asitliği artıran yoğun yemler mide ve barsaklar üzerinde elbette birtakım değişimlere yol açıyor. Yaklaşık bir yıl boyunca günde 20 kg kuru yemin tüketildiği varsayılırsa tüm sindirim sisteminin ne kadar erezyona uğradığı ve yorulduğu kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Kuru dönemde ise hayvanlar sağım döneminde yedikleri yemin yarısından daha azını tüketmektedirler. Kuru dönemde yapılacak besleme şeklinin hayvanın doğasına daha yakın ve düşük oranda asitlik oluşturan lifli yemlerden oluşması sindirim sistemini bir bütün olarak yenilenerek gelecek doğum sonrası için kendini yenilemesine müsaade ederek derin bir nefes aldıracaktır (Resim 1).

Resim 1. Kuruya çıkarılan hayvanların kaba yem içeriği yüksek rasyonlarla beslenmeleri gerekir

Hayvan geçirdiği süt verim döneminde hırpalanan ve yorulan karaciğeri, böbreği ve diğer organlarıyla birlikte tüm vücudunun da dinlenmesi gerekiyor. Biz hayvan beslemeciler yapacağımız besleme şekli ile devamlı olarak hayvanın karaciğer sağlığını düşünürüz. Çünkü karaciğer vücudun fabrikasıdır ve her saniye hatta hayvan dinlenirken dahi inanılmaz bir yük altındadır. Vücuda giren hemen hemen her besin maddesi karaciğere mutlaka uğrar, burada parçalanır veya değiştirilir daha sonra hedef organ neresiyse kan yoluyla oraya gönderilir. Bu nedenle inek beslemede karaciğer sağlığını düzenleyen çok sayıda katkı maddesi üretilerek yaygın olarak kullanılmaktadır.    

İnekler ne zaman kuruya çıkarmalıdır?

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de süt ineği yetiştiriciliğinin klasik yaklaşımı doğumuna 60 gün kala olan dönemin “kuru dönem” olarak ayarlanması ve sağımın bırakılması gerektiği yönündedir.

Son dönemlerde yeni bir yaklaşım olarak da “kısaltılmış kuru dönem” üzerinde durulmaktadır. Tüm dünyada hatta hayvancılıkta ileri ülkelerde bir ineğin hayatta kalma ve verim süresinin oldukça kısaldığı hesaplanmıştır. Normalde 20 yıl yaşaması gereken bir ineğin modern hayvancılık yapan ülkelerdeki endüstriyel hayvancılık nedeniyle ortalama ancak 4.5-6 yaş arasında sürüde kaldığı, yani verimli olarak yaşayabildiği hesaplanmıştır2. Buna istinaden daha fazla verim alınması için acaba kuru dönem 60 gün değil de daha kısa olarak ayarlansa ne gibi sonuçlar ortaya çıkar diye birtakım araştırmalar yapmışlardır. Kısa kuru dönemim avantajları ve dezavantajları aşağıda özetlenmiştir:

-Kısaltılmış kuru dönem uygulanan hayvanlarda süt miktarı biraz düşmekle birlikte kuru dönemin kısaltılmasıyla ilgili olarak elde edilen sütün bu miktarı telafi edebileceği ileri sürülmektedir. Kuru dönem süresinin süt verimi ile süt yağı ve proteini verimi üzerine etkileri Tablo 1’de verilmiştir. Yazar kuru dönem süresini 45-70 gün arasında yapılmasını önermiştir3.

-Kısaltılmış kuru dönemle birlikte hayvan doğum sonrası daha az kilo veya kondüsyon skoru kaybetmekte, daha kısa süre vücudunda enerji kıtlığı çekmektedir. Bu da farklı düzeylerde karaciğer yağlanması ve ketozis gibi hayvanlarda önemli problemler çıkaran hatta sürüden çıkarılmalarına sebep olan metabolizma hastalıklarının azalmasını sağlamaktadır. Dünyada bu konuda otorite olan Rick Grummer kısaltılmış kuru dönem uygulamasının özellikle enerji dengesini iyileştirebileceğini bildirmektedir4

-Kısaltılmış kuru dönem ineklerde meme problemlerine yol açmamaktadır. Süt yağı ve proteini ile meme iltihabının habercisi olan somatik hücre sayısı üzerine fazla bir olumsuz etkisi bulunmamıştır3.

-Kısaltılmış kuru dönem uygulanan hayvanlarda doğum sonrası enerji dengesi daha iyi kurulduğundan ve karaciğerleri daha sağlıklı olduklarından dolayı erken dönemde kızgınlık göstererek gebe kalmaktadırlar. Yani üreme problemleri daha az oluşmaktadır. Erciyes üniversitesinden Kıyıcı ve arkadaşlarının yaptığı bir araştırmada üretilen toplam sütü biraz azaltsa da üreme problemlerinin giderilmesi ve ilk tohumlamada gebelik oranının iyileştirilmesi açısından 40 günden daha az olan kısaltılmış kuru dönem uygulaması önerilmiştir5.  Şu anda Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı olan Prof. Dr. Ahmet GÜMEN hocanın ABD’de yaptığı ve yayınladığı bir makalede de yaklaşık 28 gün olan kısaltılmış kuru dönem veya hiç kuru dönem uygulaması yapılmamasının süt ineklerinde üreme performansını artırabileceği öne sürülmüştür6.

Tablo 1. Kuru dönem süresi ile süt verimi parametreleri arasındaki ilişkiler

Bütün bu sonuçlar tabii ki araştırmalar sonucunda ileri sürülmüştür ve her hayvan için geçerli değildir. Kısa kuru dönemin özellikle ilk doğumunu yapmış ve ikinciye gebe olan inekler için uygun olmadığını söylemeliyim. Kısa kuru dönem uygulaması 2. doğumdan sonraki gebe hayvanlar için uygundur. Kısaltılmış kuru dönem süresi de 35 günün altında olmaması da tavsiye edilmektedir. Yani yaklaşık 25 günlük sağım süresinin artırılması önerilmektedir. Benim bu noktada tavsiyem özellikle yüksek süt verimli ineklerde bu uygulamanın yapılması yönündedir. Zira klasik 60 günlük kuru dönem uygulanan düşük verimli hayvanların doğum sonrası problemleri daha az olmaktadır. 

Kuru döneme çıkartmada süt verim düzeyinin önemi var mı?

Hayvancılık üzerine eğitim gören öğrencilerin yazdığı ve dünyada dikkatle takip edilen önemli bir dergide yapılan bir yayında 15 kg ve üzeri süt veren ineklerin zor kuruya ayrıldıkları bildirilmiştir. Bu hayvanların kuruya ayrıldıktan sonra memelerinin zor küçüldüğü, şiştiği ve kuru dönemde uygulanan antibiyotiklerin etkinliğinin düşük olduğu bildirilmiştir7. Bizim ülkemizde bu hayvanları ancak endüstriyel inekçilik yapan işletmelerde görüyoruz. Aile tipi küçük işletmelerde ise çoğunlukla “kuru döneme yani son 60 güne ulaşmadan süt verimi 10 kg’ın altına düşmüş hayvanları kuruya ayırırsak bir problem oluşur mu” şeklinde sorular geliyor.

Bu durumda iki noktaya dikkat etmeliyiz. Eğer kuruya çıkarma için uzun bir süre varsa ve hayvanın aşırı yağlanma ihtimali varsa sağmaya devam edelim. Çünkü hayvanın süt vermeyeceği için uzun süre yedikleriyle yağlanması en büyük tehlikedir. Diğeri ise yapılan besleme ekonomisidir. Yani sağılırken yedirilen yemin maliyeti alınan sütün getirisinden yüksekse hayvan erken dönemde kuruya ayrılabilir. Kendi tecrübeme dayalı olarak günde yaklaşık 8 kg’dan daha az süt veren hayvanların erken dönemde kuruya ayrılabileceğini söyleyebilirim. 

Kuruya ayırdığınız ineklerinizi ayrı bir bölmede besleyiniz

Gittiğim çok sayıda aile tipi süt ineği işletmesinde kuruya ayrılan ineklerin sağılan ineklerle bir arada tutuldukları ve aynı rasyonu yediklerini gördüm. Bu bir ineğe yapılacak en büyük kötülüktür. Çünkü sağılan hayvanlara yedirilen yem miktarı yüksek olduğu gibi bu yemlerin enerji ve protein değerleri de yüksektir. Ekonomik olarak da daha yüksek maliyetli olan bu yemleri yiyen kuruya çıkmış veya sağılmayan hayvanlar kısa sürede daha fazla yağlanırlar. Yağlanan hayvan ise doğumla birlikte hastalanmaya meyillidir ve kesime gönderilmeye adaydır. 

Türkiye şartlarında kuru dönemde beslemeyle ilgili bazı işletmelerde yanlış bir inanış ve strateji söz konudur. Bu işletmelerde kurudaki hayvanlar daha fazla beslenmektedir. Buna gerekçe olarak “hayvan doğum sonrası hastalanıp kesime gönderilirse kilolu olsun, eti para etsin” gibi yanlış bir görüş ileri sürülmektedir. Doğum sonrası hastalanarak tedavi edilemeyen ve kesime giden hayvanların çoğunun fazla besleme nedeniyle yağlanma kaynaklı olarak hastalandıkları asla unutulmamalıdır.

İneklerin kuruya ayrılmasını nasıl gerçekleştirebiliriz?

Bu konu başlı başına bir makale konusu olmakla birlikte inekler üzerinde en fazla uygulanan kuruya çıkarma metotların sütten ani kesme, kademeli olarak sağım sayısını azaltma, yem tüketiminin azaltılması, yemin enerji ve protein miktarının azaltılması, su tüketiminin azaltılması gibi farklı metotlar uygulanmaktadır. Bu metotları elbette kendi işletmenizin yapısı ve hayvanınızın yaşı, doğum sayısı, süt verimi gibi faktörlere göre düzenleyebilirsiniz. Son dönemlerde ise yeni olarak “anyonik besleme” denilen bazı süt verimini azaltan tuzların yeme karıştırılmasıyla kuruya çıkarma işleminin yapılması da önerilmektedir.

Kuruya çıkarma ve kuru dönem uygulamaları bir hayvanın süt verdiği laktasyon dönemi kadar önemlidir. Kuru dönemde yapılan uygulamaların hayvanın gelecekteki süt verimi, sağlığı ve üreme performansını direkt etkilediğini ve hayati bir konu olduğunu aklımızdan çıkarmayalım. Kuruya ayırdığınız ineklerinizi mutlaka ayrı bir bölmede beslemeyi de unutmayınız.

Kaynaklar:

1-Cope, C., Mackenzie, A. M., Wilde, D., & Sinclair, L. A. (2009, April). Effects of level and form of dietary zinc on dairy cattle performance and keratin production in the teat canal. In Proceedings of the British Society of Animal Science (Vol. 2009, pp. 85-85). Cambridge University Press.

2-De Vries, A., & Marcondes, M. I. (2020). Overview of factors affecting productive lifespan of dairy cows. Animal14(S1), S155-S164.

3-Kuhn, M. T., Hutchison, J. L., & Norman, H. D. (2007). Dry period length in US Jerseys: characterization and effects on performance. Journal of Dairy Science90(4), 2069-2081.

4-Grummer, R. R. (2007). Strategies to improve fertility of high yielding dairy farms: management of the dry period. Theriogenology68, S281-S288.

5-Kıyıcı, J.M., Köknur, Ö., & Kaliber, M. (2020). Dry period in cattle: I. Influence on milk yield and reproductive performance. Journal of Agricultural Sciences26(3), 324-330.

6-Gümen, A., Rastani, R. R., Grummer, R. R., & Wiltbank, M. C. (2005). Reduced dry periods and varying prepartum diets alter postpartum ovulation and reproductive measures. Journal of Dairy Science88(7), 2401-2411.

7-Cattaneo, L., Minuti, A., Dahl, G. E., & Trevisi, E. (2023). Graduate Student Literature Review: The challenge of drying-off high-yielding dairy cows. Journal of Dairy Science.