Sorulara Göz At

Yetiştirici Köşesi

Gençler hayvancılığa neden ilgi duysun ki?

Prof. Dr. Nurettin Gülşen 21-10-2023 999 Kez Görüntülendi.

Gençler hayvancılığa neden ilgi duysun ki?

Gençlerin hayvancılık ve tarıma pek ilgi duymadıkları artık bilinen bir gerçek. Bunu en basit olarak üniversite tercihleri sıralamalarında da görebiliyoruz. Hayvancılık ile ilgili meslekler ve yetiştiricilik gençlerin ilgisini çekmiyor, zor geliyor. Köy veya kırsalda yaşamak istenmemesi önemli bir etken. Toplumun geleceğiyle ilgili olarak gıda maddeleri üretimi için şart olan hayvancılık ve tarım ile gençlerin ilgilenmemeleri bizleri ileriki zamanlarda büyük sıkıntıların beklediğini gösteriyor.  

Araştırması ülkemizin hayvancılık bölgesi olarak tanımlanan Doğu Anadolu Bölgesinde yapılan bir makalede (1) büyükbaş hayvancılık sektörünün başta gelen sorunlarından birisinin genç girişimcilerin sektörden uzak durmaları olduğu açıklanmıştır. Araştırmada görüşülen 384 üreticiden sadece %7.3’ünün (28 kişi) 30 yaş ve altında olduğu belirlenmiştir. Bu olumsuz durumun diğer bölgelerimiz için de benzerlik taşıdığı bilinen bir gerçektir. Maalesef yapılan tespitler hayvancılığın geleceği açısından çanların çaldığını göstermektedir. 

Hayvancılık yurtdışında çocuk ve gençlere nasıl tanıtılıyor ve özendiriliyor?

Dünyada yapılan en büyük hayvancılık fuarlarından birisi her yıl Ekim ayı başında ABD Wisconsin eyaleti Madison şehrinde yapılan “World Dairy Expo” (Dünya Süt Ürünleri Fuarı) isimli fuardır. Fuar kapsamında bu sene yapılan etkinlikleri internet üzerinden incelerken henüz ilkokul 4. sınıf öğrencilerine o eyaletteki süt işletmeleri ve mandıralarında ne gibi işlemler yapıldığına dair bir turun organize edildiğine dair bir sayfayı inceledim (https://worlddairyexpo.com/pages/School-Tours.php) (Resim 1).

Sayfayı Türkçeye çevirerek incelediğinizde küçük yaştaki öğrencilere inekleri beslemeden tutun sağım ve süt ürünlerinin yapımına kadar birçok bilginin yerinde verildiğini görebilirsiniz. Fuar etkinliği olarak yapılan bu turların sponsorlar tarafından desteklendiği için ücretsiz olduğunu, turlara katılan öğrencilere çeşitli hediyeler verildiğini de söylemeliyim. Hiç düşündünüz mü, teknolojide zirveye çıkmış bir ülke neden hayvancılıkta bu kadar iddialı bir fuarı düzenliyor?

Bu fuarda küçük yaştaki öğrencilere neden çiftlik ve fabrikalarda bilgilendirme turları düzenleniyor? Sorunu cevabı oldukça basit! Süt inekçiliği ile ilgili olarak genç nesillerin ilgisini çekmeyi planlıyor. İleride olmazsa olmaz hayvansal protein kaynaklarından süt ve süt ürünlerini üretecek ve satışını yapacak insanlarına bu yaşta bilgi sunarak yetişmelerini hedefliyor. Acaba bizde böyle etkinlikler yapılıyor mu? Bilmiyorum ve rastlamadım. 

Resim 1. Yurtdışı fuarlarda tarım ve hayvancılığa dair çocuklara tanıtım resimlerinden örnekler

Gençleri hayvancılık yapmaya motive etmek için herhangi bir teşvik yok!

Elbette insanlar sabahın beşinde kalkıp gece yarısı dahi ilgi isteyen bir iş ile uğraşmak istemezler. Hayvancılık bebek bakmak, çocuk yetiştirmek gibidir. Daima üzerine titreyeceksiniz, gözleyeceksiniz. Yirmi dört saatinizi onlara ayıracaksınız. Yeri gelecek belki de günlerce eve giremeyecek, ailenizi görmeyeceksiniz. Taşrada, köyde ve kasabada hayatınız geçecek. Genç yaşta şehir ortamından uzak kalacak; sinema, kafe, maç vs. gibi ortamlardan faydalanamayacaksınız. Evlendikten sonra belki de çocuklarınızı okutacak iyi okullar bulamayacak, şehirde yaşamanın nimetlerinden uzak kalacaksınız. 

Hayvancılık yapanların bulundukları ortam ve şartlara ilişkin yukarıda saydığımız örneklere ilave olarak daha birçok olumsuz örnek verebiliriz. Bununla birlikte olumlu yönleri de sayabiliriz. Bazı kişilerde köy-kasaba ortamında kalmayı, tabiatla ve hayvanlarla iç içe olmayı tercih ediyorlar. Öyle de olsa bunların sayısı gün geçtikçe azalıyor. Hele hele süt ve et gibi hayvansal ürünlerin fiyatları yerinde sayıp maliyetlerin arttığı son dönemlerde hayvancılığa ilgi duyanların iştahı kapanıyor, yapanlarda yavaş yavaş yavaş vaz geçiyorlar.

Gençleri hayvancılığa teşvik etmek için ne yapılabilir?

Bunu özellikle gençlere sormak gerekiyor. Bizi fazla da ilgilendirmeyen birçok konuda hemen her gün anket yapıyoruz da neden bu konuyla ilgili anketler düzenlemiyoruz? Derslerine girdiğim ve iletişim halinde olduğum üniversite öğrencileri ile gittiğim işletmelerdeki gençlerle hasbihallerim sonucunda kendimce düşündüğüm bazı görüşlerimi aşağıda sundum:

-İş yapmanın ilk kuralının “para kazanmak” olduğunu genci de yaşlısı da biliyor. Eğer bugünkü gibi süt ve et para etmezse çok yakın gelecekte ne yazık ki hayvancılık yapacak bir nesil olmayacak. Siz gençlere hayvancılıktan para kazanacaklarını garanti edin yapacak o kadar çok genç var ki şaşırırsınız.

-Gençleri hayvancılığa yaklaştırmak için öncelikle kızlarımızın ilgisinin çekilmesi gerekiyor. Çünkü her zaman söylediğim gibi “kadının gitmediği yere erkek de gitmiyor”. Bu amaçla son dönemlerde olduğu gibi gençlere özel teşvikler hazırlanmalıdır. Bilhassa kızlarımız için teşviklerde pozitif ayrımcılık yapılmalıdır. Yani kızlarımızın, kadınlarımızın yaptığı teşvik başvurularına daha yüksek puan veya bütçe verilmeli, SGK primleri gibi giderlerde indirim yapılmalıdır. Yoksa bırakın şehirli kızlarımızın taşraya gitmesini bu gidişle köydeki kızlarımız da bir daha dönmemek üzere şehirlere iniyorlar ve artarak inecekler. 

-Tarım ve Orman Bakanlığının medya ile ilgili yayınlarını inceledim. Ben mi göremedim bilmiyorum ama çocukları, gençleri hayvancılık ve tarıma özendirecek bir sosyal etkileşim yayını göremedim. "Tarımsal Nüfus Gençleşiyor Projesi" kapsamında 15-40 yaş arası sektörden insanlarımıza eğitimler verildiği yazılmış. Milli Eğitim kurumlarına yönelik bir propaganda programı var mı bilmiyorum. “Ağaç yaşken eğilir”. Bizim zamanlarımızda çocuk yaşta tarım dersleri almıştık. Bu derslerde toprağı, bitkiyi, hayvanı ve çevreyi tanımıştık. İnsanla birlikte yaşayan bu varlıklara ait sadece biyoloji derslerinin yeterli olmadığını düşünmekteyim. Çizgi filmden, dizi filme kadar her türlü çocuk ve gençlere yönelik görsel medya ve propaganda araçlarında hayvancılığı özendirecek yayınların olması gerekiyor. Özellikle gençlerin ilgilendiği ve zaman geçirdiği sosyal medya platformlarında gerekli yayınlar yapılmalıdır. Aksi taktirde genç kesimin aklında hep hayvancılık zor, kötü, pis kokulu bir iş hayvanlar ise yanına yaklaşılmaktan korkulacak varlıklar olarak kalacak. 

-Köy, kasaba ve ilçeler artık uzak değiller. Büyük şehirlerde yaşarken insanlar işlerine ve evlerine gitmek için günde 1-2 saati yolda geçirmeyi normal karşılıyorlar. Oysa artık bir saate varmayan bir zaman diliminde insanlar çiftliklerine, köylerine ulaşabiliyorlar. Yani köy ile şehir birleşti, yeter ki gidip gelecek araç olsun. Bunun gençlere iyi anlatılması gerekiyor.     

-Çocuklar ve gençler için son dönemlerde sadece sanal dünya özendiriliyor. Bütün gençler çocukluklarından itibaren bilgisayar mühendisi ve yazılımcı gibi meslekleri tercih edeceklerini söylüyorlar. Özellikle bu alanlarda teşvik edici festivaller gibi çok sayıda etkinlik çocukların ve gençlerin fazlasıyla ilgisini çekiyor. Biyolojiye ilgi duyanlar da son dönemde genetik ve moleküler biyoloji alanlarında çalışmak istediklerini vurguluyorlar.

Elbette bulunduğumuz çağ itibarıyla bunlara ilgi duymaları sevindirici ama modern hayvancılık tekniklerini öğrenmek ve uygulamak, hayvan ve bitki genetiğini geliştirmek, genomik nitelikteki hayvanlar yetiştirmek, bitki tohumlarının geliştirilmesinde çalışmak neden ilgi çekmiyor anlamıyorum. Zaten bunları gerçekleştirmek için yazılım, yapay zeka ve bilgisayar teknolojisini kullanmak şart. Zannederim havacılık gibi hayvancılık ve tarım alanlarında da çocukların ve gençlerin ilgilerini çekmek için özendirici nitelikte festival benzeri etkinlikler, tanıtım toplantıları ve yayınlar yapmak gerekiyor.

Özellikle hayvancılıkta çalışan nitelikli işçi ve yetişmiş eleman bulma sıkıntısının tavana vurduğu bugünlerde sorunun endüstriyel olarak çözümünü kolaylaştıracak TÜBİTAK gibi araştırma kurumlarına sunulan ve kabul edilen projeler olduğunu biliyorum. Çok sayıda yazılım, yapay zeka ve mekanizasyon şirketinin de bu alanlara ilgi duyduğunu ve ürün geliştirmek için çalıştığını görüyorum. Burdur Mehmet Akif ERSOY Üniversitesinden Işık ve ark (2023)1 tarafından yazılan “Hayvancılıkta Robotik Sistemler ve Yapay Zeka Uygulamaları” isimli güzel bir derlemede konuyla ilgili olarak ayrıntılı bilgiler verilmiştir. Bu uygulamaların hepsinde çocuk ve gençlerin yer almasını temenni ediyorum.     

Toplumumuzun geleceği için hayvansal protein kaynaklarının üretimlerinin devamlılığını garanti altına almalıyız. Klasik ya da modern, yolu ne olursa olsun süt ineği, besi sığırı, koyun, keçi, tavuk ve balık gibi hayvanların yetiştiriciliğinin çocuklara ve gençlere öğretilmesi ve ilgilerinin çekilmesinin stratejik öneme haiz bir konu olduğunu hiçbir zaman unutmamamız gerekiyor.   

Kaynaklar:

1.    Güven, O., Yavuz, F. (2020). Büyükbaş hayvancılık sektöründe üretici profili ve işletme yapısı: TRA2 Bölgesi örneği. Akademik Ziraat Dergisi, 9(1), 81-92.

2.    Işık, A.H., Alakuş, F., Eskicioğlu, Ö.C. Hayvancılıkta Robotik Sistemler ve Yapay Zekâ Uygulamaları. Düzce Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Dergisi, 9(6), 370-382.

-------------------------------------------------------------------------------------------

Prof. Dr. Nurettin GÜLŞEN

Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Anabilim Dalı, Konya.

https://www.yetistiricisoruyor.com

nurettin@yetistiricisoruyor.com

https://www.facebook.com/yetistiricisoruyor/

https://www.instagram.com/nurettingulsen44/

https://twitter.com/ngulsen