Sorulara Göz At

Yetiştirici Köşesi

Buzağılara içirilen süt miktarı hangi şartlarda değiştirilmeli?

Prof. Dr. Nurettin Gülşen 27-07-2023 1146 Kez Görüntülendi.

Buzağılara içirilen süt miktarı hangi şartlarda değiştirilmeli?

Türkiye’de et ve süt probleminin sebeplerinin başında buzağı kayıplarının geldiği herkesin ortak fikri olarak dillendirilebilir. Üretimde karlılığın tek kaynağı olan ve 9 ay süreyle doğması için beklenen buzağıyı yaşatamazsak elbette hayvancılık işletmesinin geleceğini ve karlılığını sürdüremeyiz. Kimi aile tipi işletmelerde %25 gibi yüksek oranlara kadar çıkan buzağı kayıplarını önlemek için yapılacak olan düzenlemeler aslında oldukça basit uygulamalar içeriyor. Buzağının her gün aynı saatlerde, uygun ve sabit olarak ayarlanmış yeterli miktar süt veya mamayla önünde buzağı başlangıç yemi ve su bulunan, günlük temizlenerek hijyenik ortamı ve refahı sağlanmış buzağı kulübe veya bölmelerinde beslenip büyütülmesi sorunları çözmede ilerleme sağlayacaktır (Resim 1).

Resim 1. Buzağıların barındırma şartları en önemli faktörlerden birisidir

Türkiye süt ineği işletmelerinde en çok sütle besleme tercih ediliyor

Ülkemizde buzağı beslemede en çok süt tercih ediliyor. Veteriner hekim Mustafa ŞİPLEME tarafından Selçuk Üniversitesinde yapılan ve Danışmanı olduğum bir Yüksek Lisans Tezi araştırmasında1 Konya ve çevre illerden 60 adet süt ineği işletmesinde buzağı besleme stratejileri ve barındırma şartları incelenmiştir (Tablo 1). Buna göre süt ineği işletmelerinin %90’nından fazlasında besleme kaynağı olarak süt kullanıldığı, buzağı maması kullanımının %10’dan daha az olduğu belirlenmiştir. Tabii bunda ülkemizdeki süt fiyatlarının düşük olması ve buzağı mamalarının yurtdışı kökenli olarak fiyatlarının pahalı olmasının olumsuz etkileri olabilir. 

Resim 2. Bakım ve besleme şartları nedeniyle ishal problemli bir buzağı

Buzağılara içirilen süt miktarı yeterli olmayabilir 

Yeni doğan bir buzağının mutlaka 10-23 °C arasında barındırılması gerekir. Yaklaşık bir aylık bir buzağı ise 0-23 °C arasında çevre sıcaklığında ilave bir sıvı veya katı yem kaynağına ihtiyaç duymadan rahatlıkla süt veya mama ile beslenebilir. Geleneksel olarak buzağıların canlı ağırlıklarının %10’u düzeyinde süt veya mama ile beslenmesinin yaygın olduğu görülmektedir. Genel olarak da 4-5 litre arasında günde iki öğün halinde beslemenin çoğu yetiştirici tarafından kabul edildiği anlaşılmaktadır. Özellikle bazı kritik zaman dilimlerinde belirtilen miktarda süt veya mama tüketiminin Türkiye şartlarında yeterli olmadığını düşünmekteyim (Resim 2).

Bu tavsiye edilen geleneksel süt tüketim miktarları özellikle kış ve yaz döneminde yeterli enerji tüketimini karşılayamayabilir. Özellikle gece gündüz ısı farklılıklarının arttığı ve negatif derecelere kaydığı dönemlerde buzağıların büyümeleri ve hastalanmamaları için gerekli enerji ile besin maddelerini tüketemedikleri ve ihtiyaçlarını karşılayamadıkları gözlenmektedir Yaklaşık 50 kg canlı ağırlığında bulunan bir buzağının çevre sıcaklığı 10 °C altında olduğunda ilave olarak 100 gramın üzerinde mama tüketmesi gerekiyor. Benzer durumun yaz ayları için de geçerli olduğu söylenebilir.

Aşırı sıcak havalar da enerji ihtiyacının karşılanmasında güçlüklere yol açabilir. Serinlemek için soluma gibi farklı mekanizmalar enerji tüketimini, dolayısıyla enerji ihtiyacını artırdığı söylenebilir.

Hastalık bulunan işletmelerde buzağılara içirilen sütün artırılması denenebilir

Üreticinin sattığı sütün fiyatının düşük olduğu her zaman dile getirilen bir gerçektir. Bakım ve besleme şartları ile coğrafik durum nedeniyle buzağıların beslenmesinde enerji ve besin madde açığının olduğu düşünüldüğünde “Neden biz buzağılara içirilen süt miktarını artırmıyoruz?” diye bir soru akla gelebilir.  İçirilen süt miktarının artırılması hayvanın direncini ve bağışıklık sistemini iyileştirebilir. Buzağılarda ölüm çoğunlukla ishal ve solunum sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşiyor. Enerji ve besin madde tüketimi yeterli olmayan buzağılarda bu hastalıklar daha fazla gözlendiği gibi bu hayvanların büyümeleri de yeterli olmuyor.

Buzağıya günde 4-5 litre süt içirilir yaklaşımı yerine çok değil sadece 1-2 litre daha fazla süt içirsek belki de buzağı kayıplarımız %10 azalacak. Bu aynı zamanda yurtdışından hayvan ve hayvansal ürünlerin ithalatını azaltabilecek bir formül olarak ileri sürülebilir. Süt üretiminin fazla olduğu dönemlerde üreticiden toplanan sütlerden kısmen süt tozu yapıldığı bilinmektedir. Bunun yerine yetiştiricinin buzağılarına daha fazla süt içirmesini tavsiye etmek mantıklı bir yaklaşım olmaz mı? Düşük besin maddesi tüketimi nedeniyle buzağı ölüm oranının yüksekliği neticesinde hayvan ithal etmek yerine elimizdeki fazla sütün buzağı beslemede kullanılmasıyla ölüm oranını azaltarak hayvan varlığımızı kendi içimizden sağlamak sanki daha karlı ve üreticimizi teşvik eden bir yol gibi duruyor.

Buzağılara fazla süt içirilmesi ishal yapar mı?

Yetiştiricilere buzağılarına biraz daha fazla süt içirilmesi tavsiye edildiğinde buzağı ishal oluyor şeklinde savunma gösteriyorlar. Yukarıda bildirilen Yüksek Lisans Tezinde yetiştiricilerin ancak %20’sinden biraz fazlasının kış aylarında buzağıların besin madde ihtiyaçlarının arttığını düşünerek süt veya buzağı maması tüketim miktarını artırdığı belirlenmiştir. Yetiştiricilerin %10’dan biraz fazlası ise sütle beslemede öğün sayısını artırdıklarını bildirmişlerdir.

İçirilen süt miktarının ani olarak artırılması elbette ishale yol açabilir. Fakat süt tüketimi derece derece artırılarak içirilen süte buzağının sindirim sisteminin alıştırılması bu problemin gözlenmesini önleyecektir. Son yıllarda yaygınlaşmaya başlayan otomatik sıvı besleme sistemlerinde de buzağıların gün içinde kendi istekleriyle fazla sayıda öğünde süt içmeleri sağlanmaktadır. Otomatik sütle besleme sistemlerinde aynı zamanda süt tüketiminin artırılması da teşvik edilmektedir.

Buzağılara içirilen süt miktarı artırıldığında daha sağlıklı buzağı yetiştirme, ilk buzağılama yaşına daha erken ulaşma ve buzağı büyüyüp doğum yaptıktan sonra süt veriminde artış gibi bazı avantajlar elde edilmektedir. Bununla birlikte buzağı besleme döneminde besleme maliyetini artırması ve katı yem tüketimine hızlı geçişte problemlerin yaşanması bu programların dezavantajları olarak görülmektedir2.    

Kaynaklar:

1.    Şipleme, M., Gülşen N. (2022) Süt İneği İşletmelerinde Buzağı Besleme Metodları ve Şartların Belirlenmesi. Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi.

2.    Drackley J. K. (2004). Feeding for Accelerated Growth in Dairy Calves. Retrieved from the University of Minnesota Digital Conservancy, https://hdl.handle.net/11299/109089.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Prof. Dr. Nurettin GÜLŞEN

Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Anabilim Dalı, Konya.

https://www.yetistiricisoruyor.com

nurettin@yetistiricisoruyor.com

https://www.facebook.com/yetistiricisoruyor/

https://www.instagram.com/nurettingulsen44/

https://twitter.com/ngulsen